Borca hapis cezası kırbaç cezasından daha mı hafif.?

Sahi tefeci kim? Tefeci ne demektir? Sözlükteki anlamını biliyor musunuz? Tefecilik suç mu? Kimlere tefeci denir? Dün Lefkoşa’da kaza mahkemesinde yargıç görüşülen bir davada KKTC’de bildiği sadece üç tefecinin olduğun söyledi. Hatta mahkemede bu tefecilerin isimlerini de söyledi. İşin tuhaf tarafı yargıçlar da artık tefecilerin eline düşen vatandaşlarımızı korumaya başladılar.

Nitekim de dünkü davada yargıç karşılıksız çek ile ilgili davayı erteledi. Erteleme sebeplerinden biri de tefecilerin sayısının çok fazla olduğudur. Üç tefeci biliyordu oysa; dünkü davada hiç duymadığı bir tefeci daha öğrendi. Hal böyle olunca da dava ileriki bir tarihe tehir edildi. Bu konuların artık özellikle mahkemelerde tartışılması bizleri son derece mutlu ediyor. Ülkenin yanlış ve gereksiz yasalarla yönetilmesi insanlarımızı bu hallere düşürüyor. Biz borcunu ödeyemeyen vatandaşların savunuculuğunu yapmıyoruz. Ancak bilinen bir gerçek var ki; borcundan dolayı insanları hapse atmak insan haklarına aykırı bir durumdur. Şeriat kanunlarının hüküm sürdüğü Sudi Arabistan’da kırbaç cezası uygulaması bize ters gelir.

4 yorum:

içtihat; Çekte Sahte Ciro

 Yargıtay içtihatları Çekte sahte ciro
Yargıtay
11 Ceza Dairesi
Tarih:2011
Esas No:2010/15290
Karar No:2011/20589
İlgili Maddeler:T.C.K. 204. madde
İlgili Kavramlar: ÇEKTE SAHTE CİRO
Sanığın yasal tüm unsurları bulunan "çekte sahte ciro" işlemi yapmaktan ibaret ve oluşa uygun biçimde sübutu kabul olunan eyleminin "resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, çekin yasal unsurlarında bir sahtecilik bulunmadığı ve cirodaki sahteciliğin çek geçerliliğine bir etkisinin olmadığından bahisle "özel belgede sahtecilik" suçuna uyduğu kabulü ile eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı bir sebebin bulunmadığı azaltıcı sebebin ise nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi gösterilmiş, incelenen dosya içeriğine göre 765 sayılı Yasa hükümlerinin açıkça sanık lehine olduğunu kabul eden mahkemenin takdirinde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı, bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya yeter nitelikte bulunmadığı, uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasının yasal olmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 06.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay içtihat, çekte sahte ciro, çekte sahtecilik, çek sahteciliği, çek sahte imza, çek mağdurları,

2 yorum:

Çek Kanunu Değişiklik Yapılma Gerekçesi 2011

Karşılıksız Çek Suç Olmaktan Çıkarılıyor
GENEL GEREKÇE
Anayasanın 13 üncü maddesinde temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında ölçülülük ilkesine riayet edileceği düzenlemiştir. Türk Ceza Kanununun 3 üncü maddesinde düzenlenen yaptırımların orantılı olması ve ceza hukukunun son çare olması özelliği (ikincillik ilkesi) bu anayasal ilkenin bir yansımasıdır. Türk Ceza Kanununun 3 üncü maddesinin gerekçesinde; “Suç işlenmesiyle bozulan toplum düzeninde adaletin sağlanması için suç işleyen kimseye uygulanacak ceza hukuku yaptırımlarının haklı ve ölçülü olması gerekir. Çünkü ancak haklı ve suçun ağırlığıyla orantılı bir yaptırım ile suç işleyen kişinin bu fiilinden pişmanlık duyması ve yeniden topluma kazandırılması söz konusu olabilir.” denmektedir. Buna göre, ceza hukuku işlemleri yapılmasıyla sağlanması beklenen yarar ve verilmesi imkan dahilinde olan zarar arasında bir oranın bulunması, aksi takdirde işlemden vazgeçilmesi gerekmektedir. Yine ceza hukukuna son çare olarak başvurulmalıdır. Ceza hukuku, toplumsal barışın devamı bakımından başvurulması kaçınılmaz olduğu zaman devreye girmelidir. Medeni hukuk veya kamu hukuku gibi başka araçlar yeterli olduğu zamanlarda ceza hukuku arka plana çekilmelidir. Ceza hukukunun diğer hukuk dalları içinde son çare olmasına ilişkin bu ilke, yaptırımlar bakımından da geçerlidir. Buna göre para cezasının veya diğer idari yaptırımların uygulanabileceği durumlarda hürriyeti bağlayıcı cezalar verilmemelidir. Belli ağırlıktaki suçlar bakımından hürriyeti bağlayıcı cezaya değil, para cezası, mağduriyetin giderilmesi veya idari yaptırımlar gibi müesseselere başvurulması gerekmektedir. Ceza hukukunun son dönemde gelişen ve yukarıdaki açıklamalarla yakından ilgili olan önemli ilkelerinden biri de “ekonomik suça ekonomik ceza verilmesi” şeklindeki prensiptir. Buna göre, ekonomik nitelikteki suçların yaptırımı hapis cezasından ziyade ekonomik yaptırımlar şeklinde olmalıdır.

3 yorum:

Çek Kanunu Değişiklik Tasarısı-2011

Çek kanunu
MADDE 1- 14/12/2009 tarihli ve 5941 sayılı Çek Kanununun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “adlî sicil” ibaresi “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 2- 5941 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “şikayette” ibaresi “talepte” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 3- 5941 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin başlığı ile birinci ve onuncu fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; aynı maddenin ikinci, dördüncü, dokuzuncu ve onbirinci fıkraları yürürlükten kaldırılmış ve üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “ve cezaî” ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.
“Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı
MADDE 5- (1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılması hâlinde, hamilin talebi üzerine, çek hesabı sahibi gerçek ve tüzel kişi hakkında, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut talepte bulunanın yerleşim yeri Cumhuriyet savcısı tarafından her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir.”

2 yorum:

İçtihat; Takas Odası Bankanın Ödemekle Yükümlü Olduğu Tutar

Takas Odası Bankanın Ödemekle Yükümlü Olduğu Tutar
Daire:19
Tarih:2011
Esas No:2010/14589
Karar No:2011/718
Kaynak: 29 Mart 2011 SALI Resmî Gazete Sayı : 27889
İlgili Maddeler:HUMK. mad. 427/8, 3167 sayılı Kanun’un 4814 sayılı Kanun ile değişik l0. maddesi
İlgili Kavramlar:Hamili olduğu çeklerin takas odası aracılığıyla diğer bir bankaya ibrazında karşılığının çıkmadığının tespit edildiği
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı banka vekilinin talebi, Adalet Bakanlığının ilgili yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozulması istemi ile temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu çeklerin takas odası aracılığıyla diğer bir bankaya ibrazında karşılığının çıkmadığının tespit edildiğini, karşılıksız çıkan çekler nedeni ile 3167 sayılı Kanun’un 4814 sayılı Kanun ile değişik l0. maddesi uyarınca davalı muhatap bankanın sorumlu olduğu meblağın tahsili için icra takibine girişildiğini, davalının yasa gereği ödemekle yükümlü olduğu miktarı ödediği, ancak diğer kısımlarına itiraz ettiğini ileri sürerek takibe yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

0 yorum:

Bu web sitesinin telif hakkı © karsiliksizcek'e aittir. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Sitede yer alan yorumlar site ziyaretçilerinin kişisel görüşleridir. Hukuki tüm sorumluluk yorumlayana aittir.
Kullanım Şartlarını incelemek için tıklayınız: Kullanım Şartları
Google Profili | Google+
Copyright © 2012 Karşılıksız Çek